Kelimeyi giriniz

Klinik Aromaterapi Nedir?

Aromaterapi son 20 yılda popüler olmuş bir terapi midir?

Herşeyden önce, aromaterapi ile ilgili bilinmesi gereken ilk bilgi şöyle:
Aromaterapi son son 100 yılda keşfedilmiş ve popüler olmuş bir konu değil, binlerce, hatta onbinlerce yıllık tarihi olan tamamlayıcı bir tedavi türü. Sadece İran, Mısır, Hindistan, ve Osmanlı’da değil, Avusturalya aborijinlerinden, Amerika yerlilerine kadar tüm eski medeniyetlerde kullanılmış bir sağlıklı yaşam yöntemi.

Kokulu bitkilerin sağlık ve güzellik amaçlı kullanımı neredeyse insanlık tarihi kadar eski. 60,000 yıl öncesindeki kullanımlardan bahsediliyor. 1957-1961 yıllarında bugünkü Kuzey Irak’ta yapılan arkeolojik bir kazıda bulunanlar, bitki-insan ilişkisinin başlangıcına ait ilk veri olarak kabul ediliyor. Bir şamana ait olduğu düşünülen bu mezarda civanperçemi, kanarya otu, mor sümbül, gül hatmi, peygamber çiçeği ve efedra gibi bitki türlerinin bulunduğu tespit edilmiş. Bu kazılar sırasında ortaya çıkarılan sekiz bitkinin yedi tanesi bugün hala kullanılmakta. Örneğin civanperçemi yağı, ağrı kesici ve yara iyileştirici özellikleriyle aromaterapide sıkça kullanılan güzel kokulu yağlardan (Lewin, 2000; Heinrich and et al).

image3

Bir kazanın yaralarını sararken keşfedilen tedavi

Hikayeye göre, Gattefossé, parfüm endüstrisinde faaliyet gösteren ailesinin  laboratuvarlarında çalışırken bir patlama oluyor. Patlama sonrası, tesadüfen orada bulunan İngiliz Lavantası (Lavandula angustifolia) yağının mucizevi yara iyileştirici etkilerini deneyimleyen Gattefossé, 1937 yılında önceleri pek de meşhur olmayan kitabını yazıyor: Aromatérapie: Bitkisel hormonlar esansiyel yağlar. Ve böylece, ilk kez “Aromaterapi” kelimesini kullanıma sokuyor.

1993 yılında Robert Tisserand editörlüğünde ve İngiliz uzman çevirmenlerle İngilizce’ye çevrilen kitap, Frankofon dünyanın sınırlarının dışına çıkıp, çok daha geniş kitlelere ulaşıyor.

(Tarihçe ile ilgili daha fazla bilgi için linke tıklayınız)  

Aromathérapie-Les huiles essentielles hormones végétales

Nasıl gelişim gösterdi?

tanimi2

Aromaterapinin gelişimi, Fransa’daki eczacı ve doktorların tedavi amaçlı kullanımları ile devam ediyor. Buna paralel olarak; Belçika ve Almanya gibi ülkelerde de aromaterapi, fitoterapinin özel bir alanı olarak tıbbi kullanımlarıyla gelişiyor. Aromaterapinin Anglo-Sakson dünyasındaki gelişimi ise farklı bir yoldan ilerliyor. İngiltere ve devamında ABD’de masaj ve çeşitli dokunma teknikleri ile birleşerek tıbbi kullanımların dışında, estetik uygulamalar şeklinde evriliyor.

Holistik aromaterapi ise, metafizik konseptleri kabul ettiği ve insana beden-zihin-enerji olarak bütünsel şekilde yaklaşımıyla gelişiyor. Ama sadece somut, “kanıta dayalı” sonuçları kabul eden akademik ve klinik çevrelerde, kendine sağlam ve değerli bir konum elde etmekte zorlanıyor.

Bir de kozmetik aromaterapi var! Tıpki güzel bir resim gördüğünüzdeki veya güzel bir müzik duyduğunuzdaki gibi hayatınızı daha keyiflendiren, renklendiren aromaterapi.

Ancak, market raflarında satılan ve içerisinde hemen hemen doğal hiç bir içerik bulundurmayan duş jeli bile “aromaterapi yapıyorum” diyor. Bu pek de doğru değil.

Peki Klinik Aromaterapi de nedir?

Aromaterapinin önemli fikir liderlerinden Avusturyalı farmasötik kimya profesörü Gerhard Buchbauer ve araştırma arkadaşları, inhalasyonun aromaterapi ismini hakeden tek yöntem olduğunu belirtseler de, cilt üzerinden yapılan uygulamalara da sıcak bakarak şu tanımlamayı yapıyorlar:

Aromaterapi, esansiyel yağların solunum yolu üzerinden veya cilt üzerinden yapılan uygulamalar ile; hastalıklarda, enfeksiyonlarda ve çeşitli rahatsızlıklarda önlemek, semptomları hafifletmek ve tedavi etmek amaçlı kullanımlarıdır” (Buchbauer et al., 1993; Lee et al., 2012).

Klinik aromaterapi; esansiyel yağ ve hidrolatların, hastane ve klinik çatısı altındaki tıbbi ve hasta bakım amaçlı kullanımıdır. Burada, hem aromatik tıptan hem de bu tıbbın hastane hizmetleri içerisindeki tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak kullanımından bahsediyoruz. Bunun içinde, bilimsellik, standardizasyon ve sistematik yaklaşımlar var.

Bilimsellik derken;

Klinik Aromaterapi

terapiler-banner3

-Kanıta dayalı çalışmalar

-Kullanılan yağ ve hidrolatların terapötik kalite kriterlerine uygunluğu

-Düzenli ve sistematik aromaterapi uygulamalarından bahsediyoruz.

Son yıllarda tıbbi ve aromatik bitkilerin biyolojik aktivitelerini, farmakolojik ve kimyasal bakış açısıyla araştıran çalışmalar giderek artıyor. Bu nedenle, klinik aromaterapi de, bu çalışmalara paralel olarak homeopati ve fitoterapi ile birlikte en çok tercih edilen tamamlayıcı tedavi yöntemi haline geldi. Üstelik, doğru uygulama yapıldığında, bu tedavinin tek yan etkisi “güzel kokulara maruziyet” oluyor.